Amerika, Casusluk ve İşgal Kıbrıs Komplosu Pdf İndir

0
67

Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor. Birleşmiş Milletler’den Avrupa Birliği’ne, NATO’dan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktı’na hatta Bağlantısızlar Hareketi’ne kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda, çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun, en çok Kıbrıs’ta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir.

Kıbrıs halkları, sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki; hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir. Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyeti’nin, Yunanistan’ın, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, AB’nin, (geçmişte) SSCB’nin vs. çıkarları temelinde anlayan, çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu, bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak.

Oysa Kıbrıs sorununun aslında ne olduğu, Kıbrıs’ta sorun olanın ne olduğu veya Kıbrıs’ta neyin sorun olduğu konusu dahi içteki ve dıştaki her özne açısından farklı içeriklere sahiptir. Üstelik her öznenin kendi sorun tanımı da sabit değildir, tarihsel dönemlere göre ve çeşitli siyasal, ekonomik, stratejik nedenlerle değişmektedir. Örneğin Kıbrıslı Elenler açısından Kıbrıs sorunu uzun bir süre Yunanistan’a bağlanma (enosis) hakkının tanınmaması sorunu idi. Oysa hala böyle bir hedefi olan çok küçük bir Elen milliyetçisi kesim olsa da Kıbrıslı Elen halkı için şimdi sorun tanımı, Türkiye’nin adadaki askeri varlığı ve nüfus taşınması (Türk işgali) şeklinde değişmiştir. Kıbrıslı Türkler, Yunanistan, Türkiye, ABD, Birleşik Krallık vb. tüm diğer öznelerin Kıbrıs’a ilişin sorunlarının muhtevası tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi tarihsel olarak değişebilmekte ve her öznenin sorunu da birbirinden farklı olmaktadır. Buradan çıkan sonuç çok nettir: Aslında ortada tek bir Kıbrıs sorunu yoktur. Ada üzerinde çıkarı olan her öznenin başka bir sorunu vardır ve her özne kendi sorununu çözmeye çalışmaktadır.

Kendi dışındaki öznelerin sorun tanımını benimseyen, kendi dışındaki öznelerin çabalarından kendi için bir çözüm uman, kendi dışındaki öznelerin sorundaki rolünü abartan kesimlerin, zaman içerisinde sorunları büyümektedir. Kıbrıslı Türkler uzun bir süre kendi inisyatiflerini Türkiye Cumhuriyeti’ne devrederek çözüm ummuşlardır. Şimdi de birçok Kıbrıslı Türk, TC yerine AB’den veya BM’den çözüm ummaktadır. Oysa TC’nin çözebileceği sadece kendi Kıbrıs sorunuyken, AB veya BM için de farklı bir durum söz konusu değildir. Ve TC’nin, AB’nin veya BM’nin sorununu çözen her çözüm, Kıbrıslı Türklerin sorununu büyütecektir. Aynısının sorunda çıkarı olan tüm diğer özneler için de geçerli olduğunu söylemeye gerek yok.

Münür Rahvancıoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here